Atlar, İnsanların Korkularını Tespit Edebiliyor
Fransa’daki Tours Üniversitesi’nin son araştırmasına göre, atlar insanların yaydığı kokular aracılığıyla korkularını algılayabiliyor. Bu durum, atları duygusal durumları hissedebilen canlılar kategorisine yerleştirerek, köpeklerin rakibi haline getiriyor.
Araştırmada, korku anında insanların vücutlarının adrenalin ve kortizol gibi stres hormonları salgıladığı, bu değişimlerin ise terin kimyasal yapısını etkilediği belirtiliyor. Atlar, bu değişiklikleri kemosinyaller aracılığıyla koklayarak insanların ruh hali hakkında bilgi ediniyorlar.
Korku hormonlarına maruz kalan atların gözlemlenen tepkileri arasında; kalp atış hızının artması, daha ürkek davranışlar sergilemeleri, insanlara yaklaşmada tereddüt etme ve bilinmeyen nesnelere daha dikkatli bakma yer alıyor. Buna karşılık, ‘mutlu’ veya nötr kokularla karşılaşan atlar ise daha sakin tepkiler gösteriyor.
Araştırmacılar, atların bu yeteneğini av hayvanı olarak tehlike işaretlerini algılama içgüdüsü ile ilişkilendiriyor. Atlar, yanındaki insanın korkusunu bir tehdit sinyali olarak algılıyor.
Aynı zamanda, Sydney Üniversitesi tarafından yapılan bir başka araştırmaya göre atların derisindeki dış ağrı algılama sinir uçları, insanlarınkiyle benzerlik gösteriyor. Yani, atlar acıyı insanlar kadar intensif bir şekilde hissediyor. Bu durum, at yarışları gibi konuların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Köpeklerin Fotoğraftan Tanıma Yeteneği
Atların bu yeteneğine rağmen, köpeklerin insanlarla ilişkisi hala oldukça sağlam durumda. Köpeklerin insanları tanıması, onların yüz ifadeleri, vücut dili ve kokuları aracılığıyla gerçekleşiyor. Ayrıca bilim insanları, köpeklerin insanları fotoğraflardan tanıyabildiği sonucuna varmış durumda.
2013 yılında yapılan çalışmalarda, köpeklerin sahiplerinin fotoğraflarına uzun süre bakarak onları tanıdıkları, 2020 yılında ise doğru fotoğrafı seçme yetenekleri üzerine deneyler yapılmış. Bu sonuçlar, köpeklerin insan yüzlerini tanıma ve işleme yeteneğine sahip olduğunu kanıtlıyor.
Okur Hikayesi: Zeyna
Okurumuz Esra Urlu, kedisi Zeyna ile kurduğu özel bağı paylaştı. Zeyna, zor bir durumdayken Esra’nın hayatına girmiş. Zeyna’nın, Esra’nın kişiliğiyle ilgili izlenimlerini dile getiren okurumuz, hayvanların zamanla sahiplerine benzemediğini, aslında onlarla özdeşleşmiş dostlar olduklarını savunuyor.
Sonuç olarak, hayvanlarımızla olan ilişki, sadece bir bağlılık değil, aynı zamanda derin bir empati ve anlayış üzerine kurulu.
Hayvanlarınızla paylaşmak istediğiniz anıları bekliyoruz. Kedinizin ya da köpeğinizin fotoğrafını sosyal medyada #dünyagüzeli etiketiyle paylaşabilirsiniz.