Sokak Hayvanları Üzerine Yeniden Başlayan Tartışmalar: Saray Rejimi Eleştiriliyor
Kısa süre önce “devrim gibi yasa yaptık” ifadeleriyle övünen Saray Rejimi, uygulamada yaşanan aksaklıklar karşısında sorumluluk almak yerine sosyal medya ve yanlı medya kanalları aracılığıyla bir nefret propagandası başlattı.
Uzun yıllardır gündemde olan sokak hayvanları meselesi, merkezi ve yerel iktidarların geçmişteki ilkel uygulamalarıyla çalkalanmış durumda. 20 yıl önce köpekler, belediyelerce zehirleniyor, tüfeklerle öldürülüyordu. Bu durumu değiştirmek amacıyla çıkarılan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, Tarım ve Orman Bakanlığı’na denetleme, belediyelere ise kısırlaştırma, aşılama ve sahiplendirme gibi sorumluluklar yüklemişti. Ancak, geçen zaman zarfında bu kanunun gereklilikleri yerine getirilmedi, sorunlar büyümeye devam etti.
Belediyelerin sorumluluklarını yerine getirmemesi ve Bakanlık ile devlet yetkililerinin kanunu hiçe sayarak yürüttüğü politikalar, toplumda kutuplaşmaya ve hayvanlara karşı düşmanlığın artmasına neden oldu. Hayvan katliamı ve işkenceleri sürdü. Yetkililer, hayvan ticaretindeki yasadışı uygulamaları denetlemekten kaçınırken, “sokakta popülasyon arttı” bahanesini öne sürdü. Bu bağlamda, gerçek sorunların üzerine gitmek yerine, bir kez daha katliamı tercih ettikleri görülüyor.
Saray Rejimi’nin, sokak hayvanlarını kurban ederek toplumda dayanışma hissini yok etme ve acımasızlığı yüceltme çabaları dikkat çekiyor. Hayvanların “yaşam alanları” olarak adlandırılan yerlerde bile tehlikeye atılması endişe verici. Bilimsel yöntemlerin savunulması ve acımasızlığın yasalaşmasına karşı durmak için mücadele edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Türkiye İşçi Partisi Hayvan Hakları Komisyonu, toplumun “yurttaşların kaygılarını yok sayan bir yasaya evet demek” zorunluluğu ile karşı karşıya bırakılmasına karşı herkesi bilim ve akıl temelli çözümlere sahip çıkmaya çağırıyor.