Sert Vegan Eylemler Tartışma Yarattı: “Ne Hakla?”
Sosyal medya ve haber gündeminin en çok konuşulan olaylarından biri, ATV Haber Muhabiri Altay Altuğ’un Galata Köprüsü’nde gerçekleştirdiği canlı yayında yaşandı. Kovada balık bulunan bir genç kadın, Altuğ’a “Doğru bir yaklaşım mı bu?” sorusunu yönelttiğinde, aktivist yanıt olarak “Gayet doğru. O, balıkların hayatına müdahale ediyordu” diyerek veganlığın önemine dikkat çekti ve “Hayvanları yemeyin. Alternatif üretin.” çağrısında bulundu.
Balıkçı Ahmet Gökçebay, uzun saatler boyunca soğukta balık tutmanın getirdiği zorlukları anlatarak bu duruma tepki gösterdi ve genç kadına, “Balıklarımı ne hakla denize atarsın?” sorusunu yöneltti. Bu olay, daha geniş bir tartışmayı beraberinde getirdi: “Ne hakla?”.
Dünyanın dört bir yanında meydana gelen sert eylemlerin benzer teması var. Paris’te, iklim aktivistleri Mona Lisa tablosuna çorba fırlatarak “Sanat mı yoksa sağlıklı yaşam hakkı mı?” sorusunu gündeme taşıdı. Londra’da ise Kral 3. Charles’ın portresine “Peynir yeme! Hayvanlara yapılan zulme bak” yazılı bir çıkartma yapıştırılarak protesto gerçekleştirildi.
Benzer eylemler Türkiye’de de gözlemleniyor. İzmir’de iki vegan genç, bir marketin kasap reyonu önünde “Vegan ol! Yaşamdan yana ol” pankartı açtı. İstanbul Galatasaray Meydanı’nda da bir kadın, etin konduğu karton tabağa benzeyen bir kapta ‘ölüm’ pozları verdi.
Vegan Derneği Kurucu Başkanı Ebru Arıman, veganlığın etik bir duruş olduğuna dikkat çekerek, “Hayvanların insan egemenliğinde her türlü kullanımını, sömürüsünü ve acı çektirilmesini reddeder” dedi. Hayvanların hissedebilme kapasiteleri olduğunu savunarak, “Bu canlıların birer meta değil, benlik olarak görülmesi gereken hakları vardır” dedi.
Arıman, veganlığa karşı olan bakış açısının yalnızca bilgi ile değişebileceğini belirterek, “Hayvanların yaşamları ve gıda sistemlerinin toplum üzerindeki etkileri daha görünür olmalı” diye ekledi.
Vegan bireylerin eylemlerine karşılık olarak ortaya çıkan düşünceler de ilgi çekti. Vegan Duygu Kırbaş, yaşam hakkını savunurken başkalarının haklarını da unutmamak gerektiğini vurguladı. Balıkçı Kenan Balcı ise, balık tutmanın zorluğunu hatırlatarak, doğanın döngüsünün korunmasının önemine değindi. Restoran zinciri sahibi Tahir Tekin Öztan, eylemlerinin “vegan terörü” olduğunu ifade ederek, doğanın bir döngü olduğunu belirtti.
Tüm bu olaylar, veganlık ve hayvan hakları üzerine süregelen tartışmaları yeniden alevlendirdi.