Silivri’deki Barınakta Hayvan Hakları İhlalleri ve Suç İddiaları Gündemde
İstanbul’un Silivri ilçesindeki özel bir hayvan barınağında, hayvan haklarının istismarına yönelik dikkat çekici iddialar gündemi sarstı. Türkiye genelindeki belediye barınaklarında sıklıkla tartışmalara neden olan durum, bu kez özel bir kuruluşta yaşanan skandallarla yeniden alevlendi.
Edinilen bilgilere göre, Almanya merkezli Leben in Not e.V. adlı hayvan derneğiyle işbirliği yapan Teddy Dog Paradise adındaki barınak, hayvan sahiplendirme görüntüsü altında suç faaliyetlerinde bulunuyor. İddialara göre, bu barınak Türkiye’deki hayvan katliamlarını önlemek amacıyla yurt dışında kurulan bir algıyı paravan olarak kullanıyor.
Hayvan hakları aktivistlerinden biri, barınağın sahibi Ümit Taşdan ile dernek arasındaki ilişkilere dair çarpıcı bilgilere ulaştıklarını belirtti. Aktivist, barınaktaki köpeklerin sahte belgelerle yurt dışına gönderildiğini, gizlice yapılan ölümlerin ise kayıtlara geçmediğini ifade etti. Ayrıca, köpeklerin uyuşturucu ticaretinde kullanıldığı ve yapılan bağışların suistimal edildiği iddiaları gündeme geldi.
Silivri Belediyesi’nin barınağın ruhsatsız olduğuna dair tuttuğu tutanağın, faaliyetlerin yasadışı olduğunu gösterdiğini belirten aktivist, hayvan hakları derneklerinin yetersiz denetimlerinin bu tür olayların yaşanmasına zemin hazırladığını vurguladı.
Aktivist, barınaktaki hayvanların, uluslararası ilişkilerle yurt dışına gönderilen sertifikalarla hastalıklı bir durumda ihraç edildiğini öne sürdü. Yurt dışında sahiplenecek hayvanseverlerden alınan ücretlerin de barınak yöneticileri tarafından yanlış yönetildiği bildiriliyor.
Ümit Taşdan’ın geçmişte kargo taşımacılığı yaptığı ve Avrupa’da bir şirket kurarak hayvan transferlerinde kullanıldığı ifadeleri, sahte sahiplendirmelere olanak tanıdığı iddialarını destekliyor. Hayvanların, sahte evraklarla Macaristan ve Almanya’ya gönderildiği, bazılarının ise bu ülkelerde terk edildiği belirtiliyor.
Barınak çevresinde yer alan 300’den fazla ölü hayvan cesedinin bulunduğu, bunların dere kenarlarına ve tarla kenarlarına gömüldüğü bilgisi de kaygıları artırıyor. Ölü hayvanların kötü şartlarda (hijyensiz) muameleye tabi tutulması ve şikâyetler üzerine kapatılmaması, köylüler arasında büyük bir rahatsızlık yarattı.
Almanya’daki barınakların, Türkiye’den kaçırılan hayvanlarla dolu olduğu, sahte evrakların sorunu büyüttüğü ileri sürülüyor. Türkiye’deki 4 bin hayvan derneği arasında çoğunun denetimsiz çalıştığına dikkat çeken aktivist, bağışların nasıl kullanıldığının takip edilmediğini dile getiriyor.
Silivri’deki barınakta yaşananlar, hem hayvan hakları açısından hem de yapılması gereken yasal düzenlemeler açısından sorgulanmaya devam ediyor. Hayvanların güvenliği ve refahı için gereken önlemlerin acilen alınması gerektiği ifade ediliyor.