Deniz Tapkan Cengiz’in “Umwelt” Sergisi: Hayvanların Görünmeyen Hikayeleri
Vegan etolog ve hayvan foto muhabiri Deniz Tapkan Cengiz, 10-24 Ocak tarihleri arasında Fotografevi’nde açılan “Umwelt” sergisiyle hayvanların yaşadığı hak ihlalleri ve istismarları gündeme getirdi. Cengiz, kadrajında hayvanların görünmeyen hikayelerini ve yaşadıkları zorlukları aktarmak için yoğun çaba sarf ediyor.
Cengiz, sergideki fotoğraflarından özellikle Jane ve Gina’nın dokunaklı hikayesini paylaştı. 2010 yılında Gaziantep Hayvanat Bahçesi’nde biyolog olarak çalışırken Jane’in bebegi Gina’yı ilk kez nasıl gördüğünü anlattı. Jane’in sık sık onunla olan bağlılığını vurgulayan Cengiz, fotoğrafı çekerken karşılaştığı anı detaylı bir şekilde aktardı. Ancak hikaye, Jane’in ölümle sonuçlanan olaylar ve Gina’nın kaybıyla trajik bir hal alıyor.
Cengiz, Gina’nın mevcut durumunun belirsizliğine dikkat çekti. Darıca Hayvanat Bahçesi’nin kapatılması sonucu 15-16 yaşındaki Gina’nın geleceği için uluslararası koruma merkezlerine yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu durumu değiştirmek için toplumsal bir bilincin oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Sergideki fotoğrafların etkileyici olduğunu belirten Cengiz, hayvan fotomuhabirliğinin getirdiği zorluklara ve posttravmatik etkilere de değindi. Hayvanların karşılaştığı cehennem gibi durumları belgelediğini, ancak kendisini izole etmek zorunda kaldığını dile getirdi. Sistematik sömürüye karşı duyarlı olmak gerektiğini belirten Cengiz, insanların gerçeklerle yüzleşmemesinin istenildiğini söyledi.
Cengiz, hayvanların savaş ortamında yaşadıkları yıkıcı etkilerin çoğu zaman göz ardı edildiğini ifade etti. Kendi çalışmalarının, vegan aktivizm ve hayvan hakları mücadelesinin görünür kılınmasına katkıda bulunduğunu belirtiyor. “Hayvan özgürlüğü mücadelesi, yalnızca belirli bir hikayeyle değil, çok sayıda hikayenin peşinde koşarak ilerlemeli,” diyor.
Sergi, hayvanların yaşamlarını ve karşılaştıkları zorlukları görünür kılmayı hedeflerken, Cengiz’in anlattığı hikaye, izleyicileri düşünmeye ve harekete geçmeye teşvik ediyor. “Umwelt” sergisi, hayvanların öznesi olduğu bir dünyayı ve göz ardı edilen hikayeleri paylaşırken, toplumsal bir dönüşüm çağrısı yapıyor.