Ortahisar’da Üzücü Kaza: Öğrenci Ailesi Belediyeye Tazminat Davası Açtı
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Değirmendere’de köpek havlaması sonucu yola fırlayıp otobüs çarpmasıyla yaralanan bir üniversite öğrencisinin ailesinin belediyeye tazminat davası açtığını duyurdu. Başkan Kaya, “Şu anda aile tarafından 20 milyon TL’lik bir tazminat talebi gündemde.” dedi.
Olayın ardından belediyeye bir soruşturma açıldığını belirten Başkan Kaya, yaşanan kazanın sebeplerini de değerlendirdi. “Talihsiz bir olay, genç kızımız köpeğin havlaması üzerine yola kaçtı ve kaza geçirdi. İyi ki tedavi süreci tamamlandı ve taburcu oldu.” dedi. Ancak, yaşanan kazanın tüm sorumluluğunun belediyeye yüklenmeye çalışıldığını savundu.
Kaya, “Kazaların ardında birçok sebep yatıyor. Olayın gelişimini incelerken, yaşanan kaza zincirini etkileyen faktörler var. Kazaya sebep olan sadece köpeğin havlaması değil; otobüs şoförünün hız limitlerini aşması ve yoldaki park edilmiş araçlar gibi çeşitli sebepler mevcut.” şeklinde konuştu.
Sokak Hayvanları Konusu Gündemde
Başkan Kaya, olaya neden olan köpeğin ısırmadığını, yalnızca havladığını ve köpeğin boğazında tasma bulunduğunu vurguladı. Türkiye’de yıllardır sokak hayvanları konusunda yeterli önlemlerin alınmadığına dikkat çekti.
Kaya, “Bolu’daki yangın tecrübesini örnek alarak, yerel yönetimlere bir anda çok fazla kural dayatmaları olanaksız.” diyerek, yasa gereği tasmalı köpeklerin toplanamayacağını aktardı. Ayrıca, olayın yaşandığı bölgeden daha önce herhangi bir şikâyet gelmediğini belirtti.
Başkan, “Köpeğin orada beslendiği ve boğazında tasma olduğu gerçeğine dayanarak, yasal olarak o köpeği yakalama görevimiz yok.” ifadelerini kullandı. Mahkeme süreci devam ederken, kendilerini anlatacaklarını da sözlerine ekledi.
Tazminat Talebi: 20 Milyon TL
Ailenin açtığı dava hakkında bilgi veren Kaya, “On manevi ve on maddi olmak üzere toplam 20 milyon TL’lik bir tazminat talebi mevcut.” diyerek sürecin adaletle sonuçlanmasını umduğunu belirtti.
Başkan Kaya, Ortahisar Belediyesi’nin hedefe konulduğunu ve bunu kabul etmediklerini ifade ederek, “Dini ve ahlaki boyutlarla her türlü vicdanlı yaklaşımı göz önünde bulundurmalıyız.” dedi.