Polonya’da Sokak Köpeği Problemi Artık Tarih Oluyor: Yeni Yasa ve Uygulamalar
Polonya, 2000’li yılların başlarına kadar sokaklarında köpek sürülerinin sıkça görüldüğü bir Doğu Avrupa ülkesi olarak biliniyordu. Ancak, başıboş köpek sorununu çözmek için benimsenen “yakala-kısırlaştır-sahiplendir” stratejisi, durumu önemli ölçüde iyileştirdi. Yasal düzenlemelerin eksikliği ve toplumda yeterli farkındalığın olmaması gibi etkenler, başıboş köpek sayısında artışa neden olmuştu. Ancak 21 Ağustos 1997 tarihinde yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Yasası, bu sorunun çözülmesine yardımcı oldu.
Söz konusu yasa, yerel yönetimlere sahipsiz köpekleri sokaklardan toplama yükümlülüğü getirdi. Eko-patrol adı verilen hayvan devriyesi birimleri veya özel şirketler, başıboş köpekleri yakalayarak önce sahiplerine ulaşmaya çalışıyor. Eğer sahibi bulunamazsa veya köpeğin sahibi artık bakım yapmak istemediğini beyan ederse, köpeklere çip takılıyor ve kısırlaştırma işlemi gerçekleştiriliyor.
Hayvan Hakları Ön Planda
Tarihsel olarak, Polonya, köpek sorununu komünist yönetim döneminde toplu itlaf ve hayvan toplama merkezleriyle çözmeye çalıştı. Ancak bu yöntemler, hayvanların insani değerlere aykırı muameleye uğramasına yol açtı. 1990’lı yıllardaki rejim değişikliği, hayvan hakları kuruluşlarının kurulmasına olanak sağladı ve hayvan hakları konusundaki tutum da değişti. 1997 yılında çıkarılan Hayvanları Koruma Yasası, evcil hayvanların haklarını kapsamlı şekilde düzenleyen ilk yasal metin oldu. Bu yasayla birlikte, insani zorunluluklar dışında hayvanların öldürülmesi yasaklandı ve belediyelerin sahipsiz hayvanlara süresiz bakma yükümlülüğü getirildi.
Günümüzde, Polonya’daki köpek yakalama süreçlerinde bazı eksiklikler bulunsa da, yakalanan hayvanlar artık öldürülmüyor. Çiplenip kısırlaştırıldıktan sonra barınaklara yerleştirilen köpekler, yeni sahiplerini bekliyor. Sahiplenilmeyenler ise ömür boyu barınakta kalma hakkına sahip. Devlet Denetleme Kurulu (NIK) verilerine göre, ülkedeki 7 milyondan fazla köpekten yalnızca 950 bini barınaklarda kalıyor.
Donald Tusk hükümeti, yeni bir yasa tasarısını gündeme getirdi. Bu tasarı, zorunlu mikroçip uygulamasını, belediye destekli kısırlaştırma programlarını, kaçak köpek üretim çiftliklerinin kapatılmasını ve cezaların ağırlaştırılmasını öngörüyor.
Sonuç
Polonya, hayvan haklarını koruma konusunda önemli adımlar atarak sokak köpeği sorununu çözme konusunda örnek bir model oluşturuyor. Bu gelişmeler, diğer ülkeler için de ilham verici bir bakış açısı sunuyor.
Ebru Orhan