Ankara’da Sahipsiz Köpek Besleme Yasakları Tartışma Yarattı
Ankara Valiliği İl Hayvanları Koruma Kurulu, 6 Kasım 2025 tarihli toplantısında kamusal alanlarda sahipsiz köpeklerin kontrolsüz beslenmesini yasakladı. Alınan karar çerçevesinde, kontrolsüz besleme noktalarının kaldırılması ve yasağa uymayanlara Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca idari yaptırım uygulanması öngörüldü.
HAYTAP (Hayvan Hakları Federasyonu), bu kararın iptali için Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne (DKMP) başvuruda bulundu, ancak bu talep reddedildi. Bunun üzerine HAYTAP, Ankara 23. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Mahkeme sürecinde, DKMP, düzenlemenin amacı olarak sahipsiz köpek saldırılarının önlenmesi ve halk sağlığının korunmasını gösterdi. Ayrıca, otoyol ve çevre yollarına dökülen yemek artıkları nedeniyle oluşabilecek trafik tehlikelerine de dikkat çekildi.
Mahkeme’den Önemli Uyarılar
Mahkeme kararında, mevcut mevzuat uyarınca sahipsiz köpeklerin bakımevlerine alınarak sahiplendirilmesi gerektiği vurgulandı. Ancak, yeterli bakımevi altyapısının oluşturulması ve mevcut koşulların düzeltilmesi için zaman gerektiği ifade edildi. Ankara İl Hayvanları Koruma Kurulu’nun, tamamen yasaklama yerine yerinde denetim ve düzenleme yapması gerektiği vurgulandı.
Kontrollü besleme alanlarının oluşturulmasının, hijyenik şartlarda hayvanların beslenmesini sağlayabileceği kaydedildi. Mahkeme, mevcut kararın doğrudan yasaklama yönteminin orantılı ve ölçülü olmadığını belirtti.
‘Kontrolsüz Besleme’ İfadesi Belirsiz
Mahkeme, karar metninde ‘kontrolsüz besleme’ ifadesinin açık bir tanımının bulunmadığını, bu durumun uygulamalarda belirsizlik yaratabileceğini belirtti. Sahipsiz hayvanların beslenmesinin kamu düzeni ve genel sağlığın önemli bir parçası olduğu, ancak düzenlemelerin hem insanların hem de hayvanların refahını gözetmesi gerektiği vurgulandı.
Sonuç ve Beklentiler
Mahkeme, sahipsiz köpeklerin bakımevlerine alınmasına dair mevzuatın uygulanmasına kadar besleme faaliyetlerinin düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Doğrudan yasaklamanın kamu yararına uygun olmadığı ifade edildi. Bu durumda, hem hayvanların hem de toplumun haklarının gözetilmesi için yeni düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor.