Kediler ve köpekler, evdeki esenliği artıran sevimli dostlarımız olarak bilinse de, kedilerin Toksoplazma gondii parazitini taşımaları söz konusu olduğunda bazı endişeler gündeme geliyor. Bu parazit, trafikte öfkelenme, depresyon ve ruh hali değişimleriyle ilişkilendirildiği için, insan sağlığı üzerindeki etkileri tartışmalı bir konu haline geliyor.
Bu karmaşık etkiyi aydınlatmak amacıyla araştırmacılar, kediler ile mutluluğun arasındaki ilişkiyi inceleme kararı aldı. 93 ülkeden elde edilen veriler doğrultusunda yapılan çalışma, kedilerin mutluluk üzerinde pozitif bir etkisi olduğunu göstermekte.
Meksiko City’deki Ramón de la Fuente Muñiz Ulusal Psikiyatri Enstitüsü’nden araştırmacı Javier I. Borráz-León, bu çalışmanın baş yazarı olarak, “Ülke düzeyinde bakıldığında, daha fazla kedi yoğunluğu, daha yüksek öznel iyi oluşla ilişkili,” diyor. Ayrıca, Toksoplazma parazit oranının yüksek olduğu ülkelerin genel olarak daha mutsuz olduğunu belirtiyor.
İlginç bir şekilde, kedi yoğunluğunun fazla olduğu ülkelerde Toksoplazma parazit oranlarının daha düşük olduğu tespit edilmiş. Araştırmacılar, bunun nedenini varlıklı ülkelerdeki insanların kedileri evde tutma ve düzenli sağlık kontrolleri yaptırma gibi davranışlarının parazit bulaşma riskini azaltmasıyla açıklıyor.
13 yıl boyunca kedisi Homerita ile dostluk yapan Borráz-León, “Bulgularımızı kedilerden korkmak için bir gerekçe olarak yorumlamamalıyız; aksine sorumlu evcil hayvan sahipliğinin önemini öne çıkarıyor,” ifadelerini kullanıyor.
Ancak bu analiz korelasyona dayalı olduğu için, kedilerin mutluluğa neden olup olmadığını ya da parazitin mutsuzluğun kaynağı olup olmadığını kesin olarak belirlemek mümkün değil. İncelenen ülkeler arasında kişi başına düşen kedi sayısının yüksek olduğu Finlandiya, en mutlu ülke olarak öne çıktı. Amerika Birleşik Devletleri de benzer şekilde kedi yoğunluğu ve mutluluk seviyesi açısından iyi bir konumda bulunuyor.
Yazarlar, bu analizin, bir kedi sahiplenmenin sizin bireysel mutluluğunuzu artırıp artırmayacağını söyleyemeyeceğini, bunun tamamen sizin kişisel kararınıza bağlı olduğunu vurguluyor.
Türkiye, mutluluk endeksinde 5.26 puanla 94’üncü sıradadır ve 2.4 milyon kediye ev sahipliği yaparak nüfusa oranla benzer bir sıralamadadır. Kedi sahiplenmenin bireyleri daha mutlu edeceği düşüncesindeyim; bunu sizin için düşünüyorum!

BİZİM YOLCULUĞUMUZ
Başta sokak hayvanları olmak üzere tüm canlıların yaşam kalitesini artırmayı amaçladığımız yolculuğumuz, 11 Ocak 2020’de başladı ve bugün itibarıyla 300’üncü yazıya ulaştı. Mekânın Sahibi, 7’nci yılına doğru ilerlerken nice 300’lere diyelim.
KÖPEKLERLE UYUMAK
Toronto Üniversitesi’nin 25 kişi ve 38 köpek ile gerçekleştirdiği araştırmaya göre, köpeklerle aynı yatakta uyumanın aslında insanların uykusunu bozmadığını, aksine köpeklerin uykusunu daha fazla böldüğünü ortaya çıkardı. Araştırmada gece boyunca hareketlerin eş zamanlı yaşandığı, ancak ilk hareket edenin insanlar olduğu gözlemlendi. Birden fazla köpekle uyuyan bazı katılımcılar uykularının bölündüğünü düşünseler de, veriler köpeklerin yatakta olmasının, uyku süresi veya kalitesine olumsuz bir etkisi olmadığını gösterdi. Aksine, köpekler belirli bir günlük ritme ihtiyaç duydukları için, sahiplerine uyku düzeni kazandırma noktasında yardımcı olabiliyor.

OKUR FOTOSU
DİKKAT! KARAMEL VAR
Köşemizin müdavimlerinden Yücel Çelik, beslediği kısırlaştırılmış erkek sarman kedisi Karamel’in fotoğrafını paylaşarak, “Üç aydır bakıyoruz, kendisi çatıda dinlenmeyi seviyor,” bilgisini veriyor. Tüm hayvansever dostlara sevgi ve saygılarını sunarak Karamel’e sağlıklı bir ömür diliyorum. Sizlerden de kedinizin ya da köpeğinizin fotoğraflarını bekliyorum.
Haberin Devamı

NOT: Kedinizin ya da köpeğinizin fotoğrafını #dünyagüzeli etiketiyle ve Hürriyet’i bahsederek sosyal medyada paylaşın ya da sdemirel@hurriyet.com.tr adresine mail atın, seçip paylaşalım…