Danimarka’daki Hayvanat Bahçesinden Tartışmalı Çağrı
Danimarka’nın Aalborg şehrindeki bir hayvanat bahçesi, yırtıcı hayvanlara yiyecek temin edebilmek amacıyla halktan sağlıklı ve istenmeyen hayvanlarını bağışlamasını istedi. Ancak bu çağrı, sosyal medya üzerinden yapılan paylaşım sonrası büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Uluslararası medya kuruluşları, özellikle BBC, bu konuyu geniş bir şekilde aktararak halkın tepkisini gözler önüne serdi. Gelen yoğun eleştirilerin ardından, hayvanat bahçesi yönetimi, sosyal medyadaki yorumları kapattı. Yönetim, tepkilerin doğal olduğunu belirtirken, “nefret” içerikli yorumların bu kararı aldırdığını belirtti.
Danimarka’da daha önce de benzer olaylar yaşanmıştı. Hayvanat bahçesinin yaptığı çağrının arka planında, bağışlanan hayvanların nasıl değerlendirileceğine dair süreçler yer alıyordu. “Atınızı yem olarak bağışlamak ister misiniz?” başlığıyla duyurulan bu kampanya, tavuk, tavşan ve Gine domuzu gibi diğer hayvanların da bağışlanabileceğini vurguluyor.
Hayvanat bahçesi yetkilileri, bağışlanan hayvanların uzman ekip tarafından nazikçe uyutulacağını ve yalnızca belirli sağlık şartlarını taşıyan hayvanların kabul edileceğini ekledi. Bağışçılar ayrıca, bu işlemle vergi indiriminden yararlanabiliyor.
Aalborg hayvanat bahçesi, bu tür bağışların, yırtıcı hayvanların doğal gıda zincirine uygun bir alternatif olduğunu belirtiyor. Hayvanat bahçesinde bağışlanacak hayvanlar arasında aslanlar ve kaplanlar da bulunmakta. Yetkililer, bağışlanan hayvanların doğal avlarını taklit etme sorumlulukları bulunduğunun altını çiziyor.
Hayvanat bahçesi müdür yardımcısı Pia Nielsen, etobur hayvanlarının kısa sürede yırtıcılar için doğal beslenme biçimlerine yapılan bu geçişin önemine dikkat çekti. Bununla birlikte, Danimarka’daki 2014 yılında yaşanan başka bir skandal da akla geliyor: Kopenhag’daki hayvanat bahçesi, Marius isimli zürafayı öldürüp aslanlara yem vermişti. Hayvan hakları savunucuları, bu tür uygulamalara karşı çıkmaya devam ediyor.
Danimarka’da yasalar, ölen atların toprağa gömülmesini çoğunlukla yasaklıyor. Yasanın nedeni ise su kaynaklarını kirletme riski olarak gösteriliyor. Sosyal medyada başlayan fırtınanın ardından, hayvanat bahçesi, toplumun dile getirdiği kaygıları dikkate alarak yeni bir iletişim stratejisi geliştirmek zorunda kalabilir.