Anayasa Mahkemesi, Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki Değişiklikleri Onayladı
Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki bazı maddelerin iptali yönündeki talebini değerlendirdi. Yüksek Mahkeme, söz konusu kanunun; belediyelere sahipsiz köpekleri toplama ve insan ile hayvan sağlığı açısından tehlikeli olanların öldürülmesi yetkisi veren düzenlemelerinin iptalini oy çokluğuyla reddetti.
Kararda, kanunun esas amacının hayvanların yaşamı ile fiziksel ve psikolojik sağlıklarının korunması olduğuna vurgu yapıldı. Özellikle, sahipsiz hayvanların insan sağlığına yönelik oluşturduğu tehlikenin arttığına dikkat çekildi; bu durumun, hem can kayıplarına yol açtığı hem de toplumsal bir kaygı yarattığı ifade edildi.
Hayvanların Hukuki Statüsü ve Koruma İhtiyacı
Mahkeme, gerekçesinde hayvanların genel itibarıyla mülkiyet hakkının konusu olarak değerlendirildiğini; ancak biyolojik varlıklar olmaları sebebiyle diğer eşyalarla eşit görülmediğini belirtti. Hayvanların acı çekme ve duygusal hallerinin göz önünde bulundurulması gerektiği, devletin bu konuda önlem almasının Anayasa’nın ilgili maddeleri gereğince bir zorunluluk olduğu kaydedildi.
Sahipsiz hayvanların bakımının, yerel yönetimlerin sorumluluğunda olduğu belirtilirken, bu hayvanların en kısa sürede hayvan bakımevlerine götürülmelerinin gerekliliği vurgulandı.
Barınaklar ve Belediyelerin Rolü
Anayasa Mahkemesi, bakımevlerinde barındırılan hayvanlarla ilgili ötanazi kararlarının uygulanmasına yönelik iptal istemini de reddetti. Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa Sözleşmesi’nin gereklilikleri doğrultusunda, başıboş hayvan nüfusunun kontrol edilmesi için devletlerin yasal ve idari tedbirler almasının önemi tekrar vurgulandı.
Mahkeme, belediyelerin hayvan bakımevlerine kaynak ayırma zorunluluğunun, yönetimsel bir karar ve meşru bir amaç taşıdığına işaret etti. Belediye bütçelerinden belirli bir oranda bu hedefe yönlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, kanunu uygulama süresinin 31 Aralık 2028’e kadar uzatılmasının makul olduğu savunuldu.
Bu tespitlerle birlikte, yerel hayvan koruma gönüllülerinin faaliyetlerine olan ihtiyacın azaldığı belirtildi. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, hayvanların korunmasına dair yasal düzenlemelerin önceliğini ve gerekliliğini bir kez daha ortaya koymuş oldu.
ANKA