Brezilya Etine Avrupa’dan Yasak
Brezilya etinin, Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerinin uzmanlarının oy birliğiyle aldığı karar neticesinde yasaklanmasına karar verildi. Bu yasağın arka planında, Brezilyalı üreticilerin hayvanları büyük ve daha kârlı hale getirmek için kullandıkları antimikrobiyal ilaçların kullanımı yatıyor.
Yeni düzenleme, 3 Eylül’den itibaren, 1 Mayıs’ta yürürlüğe giren AB-Mercosur ticaret anlaşmasına rağmen, Brezilya’dan et ithalatının son bulmasını öngörüyor. Brezilya, 2025’te dünya çapında 3,5 milyon ton sığır eti ihraç ederek 18 milyar dolar gelir bekliyor; bu, geçen yıla göre yüzde 40 artış anlamına geliyor. AB, bu yıl Brezilya’dan 128.900 ton et ithalatı yaparak önemli bir pazar haline gelmişti; bu da bir önceki yıla göre yüzde 132’lik bir artış ifade ediyor.
Hayvan refahı örgütleri, daha insani yetiştirme sistemlerine geçilmesi durumunda antimikrobiyal ilaçlarının bu denli yaygın kullanılmasına gerek kalmayabileceğini savunuyor. Animal Welfare Foundation’dan Sabrina Gurtner, bu durumun sektördeki stres seviyelerini azaltacağının altını çiziyor.
AB Kuralları ve Antimikrobiyaller
AB’de gıdaların, kökeni ne olursa olsun aynı sağlık standartlarını karşılaması gerekiyor. Avrupa Komisyonu, “AB’de satılan her gıda ürünü, AB’nin SPS (Sağlık ve Bitki Sağlığı) standartlarına uygun olmalıdır” açıklamasında bulundu. Antimikrobiyaller, çoğunlukla hayvanların daha hızlı büyümesini sağlamak için kullanılıyor ve dünya genelindeki antimikrobiyal kullanımının yaklaşık yüzde 75’i hayvancılığa aittir.
Avrupa’daki sıkı denetimlere karşın, Latin Amerika, Asya ve bazı Afrika ülkelerindeki durum daha gevşek. Avrupa Komisyonu’nun, Brezilya etindeki sağlık standartlarına dair hangi antimikrobiyalleri sorguladığı henüz açıklığa kavuşmadı.
Brezilya hükümeti, yasak kararına cevap vererek, Tarım, Ticaret ve Dış İlişkiler bakanlıklarının ortak açıklamasında bu durumu tersine çevirmek için gerekli tedbirleri alacaklarını duyurdu.
Antimikrobiyallerin Tehlikesi
Antimikrobiyal ilaçların aşırı kullanımı, insanlara ilaç dirençli bakterilerin yayılmasına sebep oluyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bu durumu küresel bir sağlık tehdidi olarak değerlendirirken, antimikrobiyal direncin (AMR) her yıl 35 bin görece ölümle sonuçlandığını bildiriyor. Ekonomik olarak da AMR’nin Avrupa’da yıllık maliyeti 1,5 milyar avroya ulaşabiliyor.
Hayvan refahı savunucuları, antimikrobiyallerin sorunların köküne inilmeden geçici bir çözüm sunduğunu belirtiyor. 100 den fazla hayvan koruma örgütünün temsilcisi Dr. Elena Nalon, bu tür sistemlerin hayvanların hastalıklara daha yatkın hale geldiğini ifade ediyor.
Mercosur Anlaşması ve Eleştiriler
AB ile Mercosur ülkeleri arasında 1 Mayıs’ta yürürlüğe giren ticaret anlaşması, karşılıklı gümrük vergilerini düşürecek; bunun sonucunda AB, Güney Amerika’nın tarım ürünlerine pazar açacak. Ancak bu anlaşma, AB’li çiftçiler arasında kaygılara yol açtı. Protestolar düzenleyen çiftçiler, Mercosur ithalatını haksız rekabet olarak nitelendiriyor.
Animal Welfare Foundation, Mercosur ülkelerindeki hayvanların kabul edilemez koşullarda tutularak et üretildiğini savunuyor. Gurtner, Avrupa’nın bu durumu görmezden gelerek kendi değerlerini baltaladığına dikkat çekiyor.