Horasan’ın Kıssaları ve Günümüz Türkiye’si
İdris Günaydın’ın Kaleminden
Eleştirileri dikkate almak, bir muhabir olarak benim için önemlidir. Çeşitli perspektiflerden gelen eleştirileri, inançsızlardan farklı partilerden olanlara kadar değerlendiriyorum. Ancak, bu eleştirilerin kendime dönük bir öz değerlendirme fırsatı sunduğunu belirtmeliyim. Kendi hatalarımı kabul ederken, eleştirilerin de bilgi ve deneyimle şekillenmesi gerektiğini unutmamak önemlidir. Kendimizi tanımamız, bazen başkalarının görüşlerine bağlıdır; çünkü insan, gerçekleri aynada görür.
Bazı eleştirmenler, geçmişteki AK Parti destekçiliğime atıfta bulunarak, yazılarımın kendilerini daha kızgın bir duruma ittiğini belirtiyor. Bu bağlamda, özellikle SGK emeklilerinin sorunlarını ve bu konuda yapılacak iyileştirmeleri yine vurgulamak istiyorum.
Hem eleştiren hem de olumlu yönleri görebilmemiz gerektiğini savunuyorum. Bu iktidar, Cumhuriyet tarihinin en uzun ve en başarılı dönemlerinden birini temsil ediyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türk tarihinin güçlü liderlerinden biri olarak anılıyor. Ancak, bu karşılaştırmalar tartışma yaratıyor; özellikle, Fatih Sultan Mehmet ile kıyaslandığımda eleştiriler artıyor. Elbette her liderin kendi çağında önemli başarıları var, ancak Erdoğan’ın durumu farklı.
Kur’an-ı Kerim’de geçen ifadeler, yazılarımın bazı kesimlerde olumsuz etkiler bırakabileceğini gösteriyor. Yazılarımdan rahatsız olanların muhalefete yönelmesi kaçınılmaz görünüyor. Bu noktada Avrupa’dan sık sık gelen bilgi paylaşımları, yazılarımın geniş bir takipçi kitlesine ulaştığını göstermektedir.
Avrupa’da kışın sert geçtiğini, birçok ülkenin doğalgaz ve enerji fiyatları karşısındaki zorluklarını gözler önüne seriyor. Örneğin, motorin fiyatlarının bazı ülkelerde yükselirken, Türkiye’de daha uygun olduğunu aktarıyorum. Fakat bu durumun arka planında Türkiye’nin tarım potansiyeli ve Avrupa’nın bağımlılığı yatıyor.
Unutulmamalıdır ki, hatalarımızdan ders çıkarmalıyız. Ancak hükûmetin yalnızca olumsuz yönleriyle eleştirilmesi doğru değil. Yıllar içinde pek çok yanlışlık yapılsa da, mevcut hükümetin bir devrim niteliğinde değişim sağladığını savunuyorum.
Sonuç olarak, geçmişteki yanlışları hatırlatırken, günümüz Türkiye’sinin değişimini de göz önünde bulundurmalıyız. Cumhuriyetin ilanıyla Türk milletine yapılan zulüm, tarih boyunca pek çok ulusta görülememiştir. Bütün bu baskılara karşı verilen mücadelenin önemini bilerek, ülkemizi daha iyi bir yere taşımak için üzerimize düşenleri yerine getirmeliyiz. Unutmayalım ki, bu hükûmeti yolda bulmadık. Toplumsal zihniyetin değişimi, cehaletten ferasetle kurtulmayı beraberinde getirecektir. Vesselam.