Kocaeli’de Camiye Giren Pitbull: Paniğe Neden Oldu mu?
Kocaeli’de bir camiye giren pitbull cinsi köpek, olayın ardından kamuoyunda büyük bir panik yarattı. Ancak birçok kişi, bu durumun sorgulanması gereken bir mesele olduğunu düşünmekte. Zira, hayvanın sahip olduğu damgalayıcı etiketler, adalet arayışından çok ceza uygulamalarına yol açtı. Camiye giren köpek, Çayırova Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne alındı. Bunun yanı sıra, köpekle birlikte yaşayan N.U. hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 177’nci maddesi kapsamında “hayvanı tehlike yaratacak şekilde serbest bırakma” suçlamasıyla adli işlem başlatıldı. Ayrıca N.U.’ya Doğa Koruma ve Millî Parklar Müdürlüğü tarafından idari yaptırım da uygulandı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, 2022 yılındaki düzenlemeleriyle Amerikan Pitbull Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino ve benzeri ırkları “tehlike arz eden hayvanlar” olarak sınıflandırarak bu hayvanların barınaklara kapatılmasına sebep oldu.
Medya, camiye giren pitbull olayı üzerinden paniği beslerken, köpeğin saldırganlığının aslında ırkıyla doğrudan ilişkili olmadığını bilimsel çalışmalarla ortaya koyan tartışmaları da göz ardı ediyor. Bu tür yasakların etkisiz olduğu, köpek saldırılarını azaltmadığı ve kamusal güvenliği artırmadığı daha önce birçok kez vurgulanmıştı. Örneğin, Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, köpeklerin insanlara yönelik saldırgan davranışlarının birçok faktörden etkilendiğini göstermektedir.
Ancak medya, pitbull’ları her zaman “dövüş köpeği” olarak etiketleyerek, bu hayvanların yalnızca varlığıyla bir tehlike oluşturduğu algısını yaymayı sürdürüyor. Oysaki pitbull’ların insan eliyle yaratılmış şiddetin mağdurlarından biri olduğu gerçeği göz ardı ediliyor.
Sonuç olarak, hiçbir canlıya zarar vermemiş bir hayvanın yalnızca varlığı nedeniyle cezalandırılması, toplumdaki bir yanlış anlatının etkilerini derinleştiriyor. “Camiye giren pitbull” haberinin ortaya çıkardığı durum, hayvan odaklı haberciliğin önemini bir kez daha gösteriyor. Korku üretmek yerine, olayların nedenlerine dikkat çekmek ve sorumluluğu insanlara yönlendirmek, sorunun çözümüne daha çok katkı sağlayacaktır. Aksi halde, hayvanlar bu yanlış anlaşılmalardan zarar görmeye devam edecek.