2025: Türkiye’de Hayvan Hakları Mücadelesinin Yılı
2025 yılı, Türkiye’de sokak hayvanları ve hayvan hakları konusunda hem büyük sorunların ortaya çıkmasına hem de etkili bir toplumsal direnişe sahne oldu. İstanbul Valiliği’nin 21 Ağustos’ta, artan şikâyetler ve toplumsal güvenlik endişeleri nedeniyle aldığı “hasta ve saldırgan köpeklerin toplanması” kararına tepki, besleme yasaklarıyla beraber yoğun bir öfkeye dönüştü. Bu süreçte yaşanan şiddet olayları, kamuoyunda ciddi bir yankı uyandırdı. Ayrıca, zehirleme, darp, barınaklara dair ihmaller ve şüpheli ölümler, sosyal medya ve basında geniş bir şekilde ele alındı.
Hayvanseverler, bütün bu olaylar karşısında sessiz kalmayarak 2025’i bir mücadelenin yılı haline getirdi. Hayvan hakları aktivistleri, toplanma ve besleme yasaklarının hem hukuki hem vicdani olarak kabul edilemez olduğunu belirterek, bu uygulamaların hayvanların yaşam hakkını tehdit ettiğine dikkat çekti. Toplumun hayvan hakları konusunda duyarlılığı artarken, bunun bir adalet talebiyle birleştiği görüldü. Aktivistler, hayvanlara yönelik şiddetin sadece bir “kabahat” değil, ciddi bir “suç” olarak değerlendirilmesi ve faillerin cezalandırılması gerektiğini ifade etti. İstanbul merkezli Yaşatacağız Platformu ile Caferağa, Osmanağa, Haydarpaşa ve Rasimpaşa Mahalleleri İnisiyatifleri, yıl boyunca toplam 65 eylem gerçekleştirdi. Bu kapsamda, yürüyüşler, basın toplantıları, forumlar ve oturma eylemleri düzenlendi.
“Yaşatacağız” sloganıyla bir araya gelen hayvanseverler, yalnızca İstanbul’da değil, Türkiye genelinde de dayanışma çağrılarında bulundu. Hayvan hakları savunucuları, 2026 yılına girerken mücadelelerini daha da büyütme kararlılığında. Talepleri ise oldukça açık: Hayvanların yaşam hakkı anayasal güvence altına alınmalı, yerel yönetimler şeffaf ve denetlenebilir politikalar izlemeli ve şiddet vakaları nedensizce cezasız kalmamalıdır.